Ölüm faciasının ötesinde bir kelime kalmadı geriye Gerçi ölüm bir faciamı tartışılır Sanki daha güzel yönü hayatın her nedense Yaşamak dediğin ölmekse Ölmeye sebepse Ve gülmek asla rastlaşmadığın Bir yabancı gibiyse Hep karşı kaldırımdan sana teğet geçen Ve aşk camına taş atıp Kaçan bir veletse en fazla O zaman yapayalnızlığın o en yalın O en uzak o en yakın O en cahil o en aydın Tercihlerinden birini seçersin Yada seçer gibi yaparsın Fark etmeden yoksun yada varsın
Sen gücün olmayana oynadın Ve görmezden geldin zayıflıklarını Rastlantılardan ibaretmiş gibi Çevirdin kafanı Yüz çevirdin gerçeklere Oysa kaderinde yazılı olan buydu ve Yüzü yoktu insanların Ve bilmem kaç yüzüncü ağlayışın bu Kırık bir kalbe Hezimetlerdesin hayata Yalnız şiirler kovalıyorsun Bunca zaman sonra hala Sen kadar yalnız mısralarda
Bir trajikomedi biçimiydi hayat Ve yaşamak oyunları Yaşama isteğim kadar bayat Bir umut vardı fakat Kırıldı içimde Diğerleri gibi çöpte şimdi heyhat Bir düştü ve aşkın olmadığı bir yolda Ezdi durdu hayat düşen düşlerimi Şimdi kalbim paramparça düşlerim sakat
Cümlelere aldırış etmeme ve gerçekleri görmeme Konusunda ısrarlı meziyetlere bürünmeyi Marifet saysan da aslında çoktan bitti Bitmek için başlayanlar Belki bir hayatın bitmedi daha ama Bitsin diye içten ettiğim dualar
Ve bir yapayalnız sokakta Aptal yalnız gözü yaÅŸlı bir çocuktum ben Ve kalbim atıyordu neden bilmeden Düşsüzlüklerine geri dönüşünün ÅŸerefine içiyordu bir ayyaÅŸ ÅžiÅŸelere düşüyordu dibini görmeden SarhoÅŸtu aÅŸkın dibindekiler kadar SarhoÅŸtu aÅŸk nedir bilmeden Nasıl öğrendim bu kadar sevmeyi diye sordu kendi kendine Åžu koskoca ömürde bir kere sevilmeden…