AŞIKLARIN MEKANI,AŞKA DAİR HERŞEY
• 4/8/2007 - Sensizliğin İlk Sabahı
Bu sabah hüzünlüyüm, dokunsalar ağlarım.. Kalbim acılarla dolu, yokluğunun ilk sabahında.. Unutmuşum saatleri, zamanlar durmuş senin için.. Gidişine sabahlar bile isyan etti.... Sensiz güneşler bile doğmuyor, gözlerimde.. Zaman acımasız, zaman hain.... Bir sözünle güneşler batırmışsın, sabahlarımda.. Atmış gitmişsin beni bir köşeye.. Yokluğun bana doyar, ben yokluğuna susamışım.. Aklıma geldiğinde yudum yudum tükenirim.. Yokluğunun ilk sabahında... Bir gün gelir bende çekip giderim sevginden.. Ama ozamana kadar bin kere ölürüm.. Bin kere dar ağacına asarım duygularımı.. Ama yinede fayda vermez, isyan ederim kaderime.. Dudaklarım boykot etmiş adını , zamansız.. Matemini dalga dalga yazarım gecelerime.. Gözlerim seni ağlar, ellerim seni yazar.. Ben çeker giderim hayatından, sen kalırsın o şehirde.. O şehirde insanlar çabuk unutulur, çabuk biter sevgiler.. İçeceğim yokluğuna , bu gece nöbet nöbet.. Lanet olsun bu karşılıksız sevdalarıma.. Lanet olsun beni hiç sevmemişliğine....
Benim olmayacağını bilerek yazacağım.. Ve benim hiç olmadığına içeceğim.. Vaad edeceğim bir şey yok sana benden başka.. Ama sen beni anlamadın istemedin asla... Uzaklarda ışık var ama senin ışığına benzemez.. Öyle bir ateş yaktın ki bende yazmakla bitmez.. Sen beni aramazsın, özlemezsin biliyorum.. Ben seni esen yellerden bile soruyorum... Öyle bir şarkı olsa ki seni anlatmasa.. Öyle bir şiir olsa ki seni yazmasa.. Öyle bir gün olsa ki senle doğmasa.. Çeylan gözlüm, yokluğunun ilk sabahında.. Sana hasretim sarılmasa..
Fikret Malkoç

|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/8/2007 - YALNIZ MISRALAR
• 4/8/2007 - Sen İstanbul Olsaydın
Sen İstanbul Olsaydın
Sen İstanbul olsaydın; Ben, sende konacak bir dal bulamayan martı gibi çığlık çığlığa atardım kendimi denizlere! Sen İstanbul olsaydın... Sen İstanbul olsaydın, aşka doğru... Bürünüp sevda rengine, dursaydın gurubun önünde akşam vakitlerinde. Ve ben... Bense bir güneş gibi yakmaya gelirken seni; saplansaydım kirpiklerine, tam kalbimden... Düşseydim ufkuna, kan-revan içinde!..
Sen İstanbul olsaydın, ve sorsaydın halimi kanatsız güvercinlere! Sen İstanbul olsaydın; Ve zindânım olsaydın!..
Sen İstanbul olsaydın; Saçların, Ekim’in yirmialtısındaki çınar yaprakları tonunda...Ve gözlerin Marmara Denizi renginde olurdu, değil mi? Ve sen İstanbul olsaydın; Bir pembe ibrişim gibi akardın gönlüme doğru. Değil mi?..
Sen İstanbul olsaydın; Henüz gözden deryalar, güllerden kan damlamadan!.. Ve bilip dağlardan kalyonlar geçireceğimi; önüme surlar dikmeden ve yoluma zincirler çekmeden... O ilk... Altından güllem, düştüğünde tam kalbinin üstüne, açardın bana kapılarını, değil mi; Sen İstanbul olsaydın?..
Sen İstanbul olsaydın; Bir beyaz güvercinin, şahbazdan korkuşu gibi ürkerdin benden...
Sen, İstanbul olsaydın... Ama sorsaydın halimi de, kanatsız güvercinlerden!
Sen İstanbul olsaydın; Ve zindânım olsaydın!..
Muammer Erkul

|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/8/2007 - Sensizlik!
NE KOTU BILIYOR MUSUN? SENINLE KONUSAMAMAM, ELLERINI TUTUP; SU ICIMDE KOPAN FIRTINAYI ANLATAMAMAM SEVDIGIMI; HEM DE DELICE SEVDIGIMI SOYLEYEMEMEM KENDIMI ANLATAMAMAM KOTU YASADIGIM YOGUN DUYGULARI SANA VEREMEMEM KOTU, DUDAKLARINDA OLMAMAK KOTU,HEM DE COK SACLARINI OKSAYAMAMAK, BERABER SARKI SOYLEYEMEMEK, SANA MUHTAC OLDUGUM BIR ANDA; SARILIP AGLAYAMAMAM KOTU ANLADIN YA; SENSIZ HERSEY KOTU. AMA UMUT VAR DEGIL MI? GELECEGIN UMUDU VAR, SENI GORMENIN,
DOYASIYA OPMENIN,BERABER KAHKAHALARA BOGULMANIN.

|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/8/2007 - Ben ümitsiz asklar için yaratılmışım
Ben ümitsiz asklar için yaratılmışım Ayrılıklar için, sonsuz kederler için Ne zaman ta derinden sevsem birini Ezilmeli yeni açmış gülleri kalbimin En güçlü zehir olmalı ask dediğin Alkol gibi damarlarima yürümeli Sarmali her yanimi gece olunca Içimde bir çibancasina büyümeli Insan sevince her gün bir kez ölmeli Her gün bir baska yerine saplanmali o kursun Yollara düsmeli, perisan deli divane Erimeli potasinda o garip var ölüsün Artik uzakbir anidir huzur ve sükun O büyük yangin baslamissa yürekte Bir gün gelir de bu çaresizligin Aranir bütün tesellisi ölmekte O yerde sevilmek de yalan sevmekte Nereye baksan dizboyu karanlik Bosuna bir isik arama göklerde Her seyinle askin içindesin artik Böyle gitgide derinlere çeker o bataklik Orada ölümsüz olur nice kara sevdali Sevmek, hiç sevilmeden; korkunç güzel Ask dedigin karsiliksiz olmali
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/8/2007 -

Çıkarıyorum Seni Hayatımdan
Çıkarıyorum seni kelimelerimden, yazılarımdan, hayatımdan…
Kolay olmayacak biliyorum. Ama kolay olan ne vardı ki bizim ilişkimizde. Hep kapalı kapıları zorladık seninle… Aşılamayacak engellerin üzerinden gelmeye çalıştık. Hep karanlıkta, hep koskocaman bir boşlukta koşup durduk. Birbirimizi bulmaya, birbirimizin olmaya çalıştıkça daha da uzaklaştık, daha da koptuk birbirimizden.
Ben sana gelmeye çalıştıkça, elimi uzattıkça sen hep bir adım geri kaçtın. Mücadele eden ben; kaçan, korkan hep sen oldun! Sen bana arkanı döndükçe ben hep arkandan seslenen, gitme diye yalvaran oldum… Yanımda kalman için önüne duvarlar ören, engeller koyan ben şimdi anlıyorum ki yanımda olan sadece bedeninmiş, yüreğin değil!
Dedim ya kolay değildi yaşadığımız şeyler; benim sana “seni seviyorum” dediğimde senin susman, konuşmaman; ben sana geldikçe senin kaçman ve benim sürekli her yerde seni aramam kolay değildi…
Her insan hak ettiğini yaşarmış ya sevdiğim! Sen hak etmediğini, beni, benim aşkımı yaşadın. Verdiğim sevgi, hissettiğim aşk senin hak ettiğinden çok çok fazlaymış meğer. Kim bilir belki de bu yüzden böyle oldu. Benim aşkımmış sana asıl ağır gelen… Bu yüzden hep kaçmayı, kolayı seçtin. Karşılaştığın ilk engelde arkanı dönüp gitmeye kalktın. Bir kere de üstesinden gelebilirim bunun demedin, diyemedin. Benim payıma düştü hep engeller, karanlıklar, zorluklar…
Şimdi o zorluklara bir yenisini daha ekliyorum ve bu sefer benim için hiçte kolay olmayan bir şey yapıyorum: seni hayatımdan sonsuza kadar çıkarıyorum. Çünkü anladım ki sen yüreğime ışık tutan, bana yol gösteren sandığım o büyük aşk değil, yolumu gidilmez yapan, kapkaranlık bir boşluksun. Bu yüzden vazgeçiyorum senden, aşkımdan, sevgimden belki de en önemlisi kendimden…
Korkuyorum anlıyor musun? O boşlukta yapayalnız kalıp, yönümü hiç bulamamaktan korkuyorum. Günün birinde beni bırakabileceğin, gidebileceğin, sevgimin biteceği korkusu, yerini; yolumu bulamama, kendimi o boşlukta kaybetme korkusuna bıraktı.
O yüzden; GİT ŞİMDİ… Yanına sevgimden kalan sevgi parçalarını da al ve git. Çık hikâyelerimden, yazılarımdan, hayatımdan |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/8/2007 - ıIIı Siyah ıIIı

Günlerim yine sensiz ve hüzünlü Her dakikam yalnızlık kokuyor Ve hayat ağır bi yük oldu bana Nefes almak artık çok zor.
Gecelerim çok daha karanlık Göremeyeceğim kadar uzakta aydınlık Ve bulutlar dertli, ben gibi. Yıldızlarsa kayıp, sen gibi.
Hafifte müzik var damarlarımda Çığlıklar artar rüyalarımda, Bu yeni bir son değil Bana siyahın şarkısını söyle.
Gel yanıma kapa gözlerimi Duraksama hiç, tut nefesini Hayat bu, ama artık bitmeli Bana siyahın şarkısını söyle.
Bak kayboluyorum hayatımdan. Dört bir yandan esen rüzgar misali, Gökkuşağı renkleri gibi hatta yakamoz. Kayboluyorum, ki isteğimdi.
Ve ellerim tutmaz artık Vücudum sanki fazlalık Daha fazla dayanamıyorum Vakit bitti, Ben gidiyorum. |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/8/2007 - Aşk Sevmekse Sevgi Nedir ??
Dün gece yine seni düşündüm her zaman ki gibi geçtiğimiz yaz aylarını düşündüm hasretin sevginle birleşti gözyaşı olarak döndü bana. Sensizliğine bürünmüş dünyamda kendi egemenliğimi kurmaya çalışıyordum tam kendim için bir şeyler yapacaktım ki tekrar geldi hiç gözümün önünden gitmeyen gözlerin.
Sandığın içinden fotoğraflarımızı buldum sanki sensizliği tadacakmışım gibi sarılmışım sana yüzüm gülüyor. Mutluyum! Artık dayanamıyorum sensizliğe. Acı veriyor fotoğraflarınla yaşamak bana belki de aşkımızın kayan bir yıldız kadar. Çabuk parlayıp söndüğünü bilmek yıpratıyor bedenimi artık ben eski ben değilim. Mutlu olamıyorum eskisi gibi bedenim susuz kaldı ne kadar içsem de daha kalacak. Çünkü ben suya değil benim için daha da önemli olan sana, senin sevgine susadım. Tam sevdanın rengini bulmuştum ki gökteki yıldızımız kaydı. İlişkimizin başladığı gün bir fidan dikmiştik ve söz vermiştik birbirimize sevgi ile büyütecektik diye. Şimdi o ağaca kim bakacak sevgisiz kalıp sonsuzun derinliğine mi kapılacak benim gibi çünkü ben sensiz karanlığın içinde kaybolmuş gibiyim tek ışığım sendin yok olup gittin. Artık kendi içimde 4 mevsim kış yaşıyorum çünkü yazım ve baharlarım beni terk etti. Bende artık yalnız içiyorum senin sevdiğin şarabı. Aynaları da kaldırdım artık sevmiyorum onları. Bana iyi bir yüz vermiyorlar baktığımda. Bahçemdeki kuşlar da sustu artık aşkımızı şarkılara vurmuyorlar. Ne olur geri dön artık bebeğim hayatımı artık siyah beyaz yaşamak istemiyorum... |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/8/2007 - Her Ayrılık Bir Vurgun...

Her ayrılık bir vurgun değmeyin yaşlarıma Benden selam söyleyin bütün aşklarıma
“ O “
“Üşüyorum…Sensizlik hakkında kurabildiğim tek kelime bu.Uçurum bak sensizlik tut beni düşüyorum.Tutmazsın değil mi ellerimi, beni karanlıktan çıkarıp yeniden aydınlığı yaşatmazsın.Anlamsız bir şekilde kapamışsın gözlerini.Ben o parıldayan gözlere bu kadar tutkunken…
Oysa güzel başlamıştı hikayemiz,Uzaklar zaman umurumuzda olmayacak kadar aşıktık.Belki benim kadar deliydin sende.Belki de ben kendimi avuttum öyle…Mesafeleri aşıp yanıma gelişini hatırlıyorum.Kalbimin yerinden çıkmasını zor engelleyişimi,hatta kızarışımı…İşte o dediğim anı beklediğim kişi o…
Ne oldu bize biliyorum ki mesafeler değil sorun ,peki ne öyleyse.Yeterince sevmedin mi beni.Benim için işte budur diyemedin mi…Çirkin miydim çok mu güzeldim geveze miydim çok mu sustum İlgisiz miydim yoksa çok mu sıktım. söyle neydi seni böylesi uzak düşüren.Söyle neydi biz olmaktan vazgeçiren…
Ağlayacak bir omuz olmadım mı sana seni koruyup saklamadım mı sığınacak bir liman olamadım mı.Işığımdın sana aşıktım anlatamadım mı… “
Yazmışım bir yerlere ve yine bildik şey yollamamışım sahibine.Şimdi yazdıklarımı okuyorum da “İşte bu “ dediğim insan o kadar çok olmuş ki .Ama asla o olamamışlar O an buna inanmak istediğimizden mi bilinmez İşte bu deyivermişiz.
Kaç aşk sığar bir bedene yüreğe.Bunun hesabını yapan var mı.Çok duyuyorum bir kez aşık olur insan diyenleri e o zaman benim yaşadıklarım ne peki.Her ayrılışta beni sarsan ne.Aslında ben onu sevmemişim diyerek sıyrılabilir mi insan.Bu ona her şeyden öte yaşadığın zamana haksızlık olmaz mı. Aşk denilen şey farklı zamanlarda yüreğine kamp kuramaz mı?
Sevdiklerim oldu,acı çektiklerim,acı verdiklerim. Vurgunlarım oldu ,gözyaşlarım kahkahalarım.Her biri özeldi ve kötüde olsa yaşanmaya değerdi.Onlar beni ben yapanlardı ,onlar bu öyküleri yazdıranlardı.Gerçeklerdi hissedildiler sevildiler ve her masal gibi bittiler.ama unutulmadı hiçbiri her biri ayrı şarkılarda hatırlandı ,öfkeyle anılmadı hiçbiri.Dönenlere kapı açılmadı .
Montaine demiş ki bir denemesinde; “ben yazılarımı yazdıktan sonra düzeltmem tamam üslubum kaba gelebilir, sözcükler yanlış ama bu beni ben yapan şeyler"..
Bir ilişkiye de yeniden başlamak böyle bir şey değil mi? Üzerinden geçiyorsun, tekrar ediyorsun a bak şurada virgülü unutmuşum diyorsun.Ama ilk güzelliği kalmıyor , hata yapmamaya çalışırken doğallığı yitip gidiyor.Bu yüzden geçmiyorum ilişkilerimin üzerinden yeniden.Olur da bunları unutup bir gün yaşarsam İşte bu "O" dur belki de…
Bilsinler ki yaşamıma girenler,gidenler,yitenler elbet sevildiler. Ama "O" olmadıkları için ya da ben "O" olmadığım için bittiler… |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 4/8/2007 - .::Canım Acıyor::.

Her nefes alışımda Ciğerlerime özlemini çekiyorum Her sigara yakışımda Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum Anla artık; Sensiz gecen her bir anda Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor...
Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa Anla işte; Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini Yüreğim ağlıyor içten içe Ve canım acıyor...
Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam Yetim kalmışçasına Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam Anla işte; Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor...
Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa Anla artık; Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
Anımsadıkça son gidişini Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor... |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
style type="text/css">
@import url(http://www.google.com/cse/api/branding.css);
Site Ekle
|
|
|
Dünya nın En Çok Ziyaret Edilen Türkçe Web Siteleri
 Google Türkiye
 Mynet
 Milliyet.com.tr
|