http://www.BannerBreak.com/ - Free Banner Maker weight loss
Google
MySpace Graphics
MySpace Graphics

AŞIKLARIN MEKANI,AŞKA DAİR HERŞEY

• 4/8/2007 - Sensizliğin İlk Sabahı

Kategori: siir

Bu sabah hüzünlüyüm, dokunsalar ağlarım..
Kalbim acılarla dolu, yokluğunun ilk sabahında..
Unutmuşum saatleri, zamanlar durmuş senin için..
Gidişine sabahlar bile isyan etti....
Sensiz güneşler bile doğmuyor, gözlerimde..
Zaman acımasız, zaman hain....
Bir sözünle güneşler batırmışsın, sabahlarımda..
Atmış gitmişsin beni bir köşeye..
Yokluğun bana doyar, ben yokluğuna susamışım..
Aklıma geldiğinde yudum yudum tükenirim..
Yokluğunun ilk sabahında...
Bir gün gelir bende çekip giderim sevginden..
Ama ozamana kadar bin kere ölürüm..
Bin kere dar ağacına asarım duygularımı..
Ama yinede fayda vermez, isyan ederim kaderime..
Dudaklarım boykot etmiş adını , zamansız..
Matemini dalga dalga yazarım gecelerime..
Gözlerim seni ağlar, ellerim seni yazar..
Ben çeker giderim hayatından, sen kalırsın o şehirde..
O şehirde insanlar çabuk unutulur, çabuk biter sevgiler..
İçeceğim yokluğuna , bu gece nöbet nöbet..
Lanet olsun bu karşılıksız sevdalarıma..
Lanet olsun beni hiç sevmemişliğine....


Benim olmayacağını bilerek yazacağım..
Ve benim hiç olmadığına içeceğim..
Vaad edeceğim bir şey yok sana benden başka..
Ama sen beni anlamadın istemedin asla...
Uzaklarda ışık var ama senin ışığına benzemez..
Öyle bir ateş yaktın ki bende yazmakla bitmez..
Sen beni aramazsın, özlemezsin biliyorum..
Ben seni esen yellerden bile soruyorum...
Öyle bir şarkı olsa ki seni anlatmasa..
Öyle bir şiir olsa ki seni yazmasa..
Öyle bir gün olsa ki senle doğmasa..
Çeylan gözlüm, yokluğunun ilk sabahında..
Sana hasretim sarılmasa..


Fikret Malkoç

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 - YALNIZ MISRALAR

Kategori: siir

Ölüm faciasının ötesinde bir kelime kalmadı geriye
Gerçi ölüm bir faciamı tartışılır
Sanki daha güzel yönü hayatın her nedense
Yaşamak dediğin ölmekse
Ölmeye sebepse
Ve gülmek asla rastlaşmadığın
Bir yabancı gibiyse
Hep karşı kaldırımdan sana teğet geçen
Ve aşk camına taş atıp
Kaçan bir veletse en fazla
O zaman yapayalnızlığın o en yalın
O en uzak o en yakın
O en cahil o en aydın
Tercihlerinden birini seçersin
Yada seçer gibi yaparsın
Fark etmeden yoksun yada varsın

Sen gücün olmayana oynadın
Ve görmezden geldin zayıflıklarını
Rastlantılardan ibaretmiş gibi
Çevirdin kafanı
Yüz çevirdin gerçeklere
Oysa kaderinde yazılı olan buydu ve
Yüzü yoktu insanların
Ve bilmem kaç yüzüncü ağlayışın bu
Kırık bir kalbe
Hezimetlerdesin hayata
Yalnız şiirler kovalıyorsun
Bunca zaman sonra hala
Sen kadar yalnız mısralarda

Bir trajikomedi biçimiydi hayat
Ve yaşamak oyunları
Yaşama isteğim kadar bayat
Bir umut vardı fakat
Kırıldı içimde
Diğerleri gibi çöpte şimdi heyhat
Bir düştü ve aşkın olmadığı bir yolda
Ezdi durdu hayat düşen düşlerimi
Şimdi kalbim paramparça düşlerim sakat

Cümlelere aldırış etmeme ve gerçekleri görmeme
Konusunda ısrarlı meziyetlere bürünmeyi
Marifet saysan da aslında çoktan bitti
Bitmek için başlayanlar
Belki bir hayatın bitmedi daha ama
Bitsin diye içten ettiğim dualar

Ve bir yapayalnız sokakta
Aptal yalnız gözü yaşlı bir çocuktum ben
Ve kalbim atıyordu neden bilmeden
Düşsüzlüklerine geri dönüşünün şerefine içiyordu bir ayyaş
Şişelere düşüyordu dibini görmeden
Sarhoştu aşkın dibindekiler kadar
Sarhoştu aşk nedir bilmeden
Nasıl öğrendim bu kadar sevmeyi diye sordu kendi kendine
Şu koskoca ömürde bir kere sevilmeden…

 Cry Cry Cry Cry

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 - Sen İstanbul Olsaydın

Kategori: siir

Sen İstanbul Olsaydın

Sen İstanbul olsaydın;
Ben, sende konacak bir dal bulamayan martı gibi çığlık çığlığa atardım kendimi denizlere!
Sen İstanbul olsaydın...
Sen İstanbul olsaydın, aşka doğru...
Bürünüp sevda rengine, dursaydın gurubun önünde akşam vakitlerinde.
Ve ben... Bense bir güneş gibi yakmaya gelirken seni; saplansaydım kirpiklerine, tam kalbimden...
Düşseydim ufkuna, kan-revan içinde!..

Sen İstanbul olsaydın, ve sorsaydın halimi kanatsız güvercinlere!
Sen İstanbul olsaydın;
Ve zindânım olsaydın!..

Sen İstanbul olsaydın;
Saçların, Ekim’in yirmialtısındaki çınar yaprakları tonunda...Ve gözlerin Marmara Denizi renginde olurdu, değil mi?
Ve sen İstanbul olsaydın;
Bir pembe ibrişim gibi akardın gönlüme doğru.
Değil mi?..

Sen İstanbul olsaydın;
Henüz gözden deryalar, güllerden kan damlamadan!..
Ve bilip dağlardan kalyonlar geçireceğimi; önüme surlar dikmeden ve yoluma zincirler çekmeden...
O ilk... Altından güllem, düştüğünde tam kalbinin üstüne, açardın bana kapılarını, değil mi;
Sen İstanbul olsaydın?..

Sen İstanbul olsaydın;
Bir beyaz güvercinin, şahbazdan korkuşu gibi ürkerdin benden...

Sen, İstanbul olsaydın...
Ama sorsaydın halimi de, kanatsız güvercinlerden!

Sen İstanbul olsaydın;
Ve zindânım olsaydın!..

Muammer Erkul

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 - Sensizlik!

NE KOTU BILIYOR MUSUN?
SENINLE KONUSAMAMAM,
ELLERINI TUTUP;
SU ICIMDE KOPAN FIRTINAYI ANLATAMAMAM
SEVDIGIMI;
HEM DE DELICE SEVDIGIMI SOYLEYEMEMEM
KENDIMI ANLATAMAMAM KOTU
YASADIGIM YOGUN DUYGULARI
SANA VEREMEMEM KOTU,
DUDAKLARINDA OLMAMAK KOTU,HEM DE COK
SACLARINI OKSAYAMAMAK,
BERABER SARKI SOYLEYEMEMEK,
SANA MUHTAC OLDUGUM BIR ANDA;
SARILIP AGLAYAMAMAM KOTU
ANLADIN YA;
SENSIZ HERSEY KOTU.
AMA UMUT VAR DEGIL MI?
GELECEGIN UMUDU VAR, SENI GORMENIN,


DOYASIYA OPMENIN,BERABER KAHKAHALARA BOGULMANIN.

 


 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 - Ben ümitsiz asklar için yaratılmışım

Kategori: siir

Ben ümitsiz asklar için yaratılmışım
Ayrılıklar için, sonsuz kederler için
Ne zaman ta derinden sevsem birini
Ezilmeli yeni açmış gülleri kalbimin
En güçlü zehir olmalı ask dediğin
Alkol gibi damarlarima yürümeli
Sarmali her yanimi gece olunca
Içimde bir çibancasina büyümeli
Insan sevince her gün bir kez ölmeli
Her gün bir baska yerine saplanmali o kursun
Yollara düsmeli, perisan deli divane
Erimeli potasinda o garip var ölüsün
Artik uzakbir anidir huzur ve sükun
O büyük yangin baslamissa yürekte
Bir gün gelir de bu çaresizligin
Aranir bütün tesellisi ölmekte
O yerde sevilmek de yalan sevmekte
Nereye baksan dizboyu karanlik
Bosuna bir isik arama göklerde
Her seyinle askin içindesin artik
Böyle gitgide derinlere çeker o bataklik
Orada ölümsüz olur nice kara sevdali
Sevmek, hiç sevilmeden; korkunç güzel
Ask dedigin karsiliksiz olmali

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 -

 

 

Çıkarıyorum Seni Hayatımdan


Çıkarıyorum seni kelimelerimden, yazılarımdan, hayatımdan…

Kolay olmayacak biliyorum. Ama kolay olan ne vardı ki bizim ilişkimizde.
Hep kapalı kapıları zorladık seninle… Aşılamayacak engellerin üzerinden gelmeye çalıştık.
Hep karanlıkta, hep koskocaman bir boşlukta koşup durduk.
Birbirimizi bulmaya, birbirimizin olmaya çalıştıkça daha da uzaklaştık, daha da koptuk birbirimizden.

Ben sana gelmeye çalıştıkça, elimi uzattıkça sen hep bir adım geri kaçtın. Mücadele eden ben; kaçan, korkan hep sen oldun!
Sen bana arkanı döndükçe ben hep arkandan seslenen, gitme diye yalvaran oldum… Yanımda kalman için önüne duvarlar ören, engeller koyan ben şimdi anlıyorum ki yanımda olan sadece bedeninmiş, yüreğin değil!

Dedim ya kolay değildi yaşadığımız şeyler; benim sana “seni seviyorum” dediğimde senin susman, konuşmaman; ben sana geldikçe senin kaçman ve benim sürekli her yerde seni aramam kolay değildi…

Her insan hak ettiğini yaşarmış ya sevdiğim! Sen hak etmediğini, beni, benim aşkımı yaşadın. Verdiğim sevgi, hissettiğim aşk senin hak ettiğinden çok çok fazlaymış meğer.
Kim bilir belki de bu yüzden böyle oldu. Benim aşkımmış sana asıl ağır gelen… Bu yüzden hep kaçmayı, kolayı seçtin. Karşılaştığın ilk engelde arkanı dönüp gitmeye kalktın. Bir kere de üstesinden gelebilirim bunun demedin, diyemedin.
Benim payıma düştü hep engeller, karanlıklar, zorluklar…

Şimdi o zorluklara bir yenisini daha ekliyorum ve bu sefer benim için hiçte kolay olmayan bir şey yapıyorum: seni hayatımdan sonsuza kadar çıkarıyorum. Çünkü anladım ki sen yüreğime ışık tutan, bana yol gösteren sandığım o büyük aşk değil, yolumu gidilmez yapan, kapkaranlık bir boşluksun. Bu yüzden vazgeçiyorum senden,
aşkımdan, sevgimden belki de en önemlisi kendimden…

Korkuyorum anlıyor musun? O boşlukta yapayalnız kalıp, yönümü hiç bulamamaktan korkuyorum. Günün birinde beni bırakabileceğin, gidebileceğin, sevgimin biteceği korkusu, yerini; yolumu bulamama, kendimi o boşlukta kaybetme korkusuna bıraktı.


O yüzden;
GİT ŞİMDİ…
Yanına sevgimden kalan sevgi parçalarını da al ve git.
Çık hikâyelerimden, yazılarımdan, hayatımdan

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 - ıIIı Siyah ıIIı

Kategori: siir

Günlerim yine sensiz ve hüzünlü
Her dakikam yalnızlık kokuyor
Ve hayat ağır bi yük oldu bana
Nefes almak artık çok zor.

Gecelerim çok daha karanlık
Göremeyeceğim kadar uzakta aydınlık
Ve bulutlar dertli, ben gibi.
Yıldızlarsa kayıp, sen gibi.

Hafifte müzik var damarlarımda
Çığlıklar artar rüyalarımda,
Bu yeni bir son değil
Bana siyahın şarkısını söyle.

Gel yanıma kapa gözlerimi
Duraksama hiç, tut nefesini
Hayat bu, ama artık bitmeli
Bana siyahın şarkısını söyle.

Bak kayboluyorum hayatımdan.
Dört bir yandan esen rüzgar misali,
Gökkuşağı renkleri gibi hatta yakamoz.
Kayboluyorum, ki isteğimdi.

Ve ellerim tutmaz artık
Vücudum sanki fazlalık
Daha fazla dayanamıyorum
Vakit bitti,
Ben gidiyorum.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 - Aşk Sevmekse Sevgi Nedir ??

Dün gece yine seni düşündüm
her zaman ki gibi
geçtiğimiz yaz aylarını düşündüm
hasretin sevginle birleşti gözyaşı olarak döndü bana.
Sensizliğine bürünmüş dünyamda
kendi egemenliğimi kurmaya çalışıyordum
tam kendim için bir şeyler yapacaktım ki
tekrar geldi hiç gözümün önünden gitmeyen
gözlerin.

Sandığın içinden fotoğraflarımızı buldum
sanki sensizliği tadacakmışım gibi sarılmışım sana
yüzüm gülüyor. Mutluyum!
Artık dayanamıyorum sensizliğe.
Acı veriyor fotoğraflarınla yaşamak bana
belki de aşkımızın kayan bir yıldız kadar.
Çabuk parlayıp söndüğünü bilmek yıpratıyor bedenimi
artık ben eski ben değilim. Mutlu olamıyorum eskisi gibi
bedenim susuz kaldı ne kadar içsem de daha kalacak.
Çünkü ben suya değil benim için daha da önemli olan sana,
senin sevgine susadım. Tam sevdanın rengini bulmuştum ki
gökteki yıldızımız kaydı. İlişkimizin başladığı gün bir fidan
dikmiştik ve söz vermiştik birbirimize sevgi ile büyütecektik diye.
Şimdi o ağaca kim bakacak sevgisiz kalıp sonsuzun derinliğine mi
kapılacak benim gibi çünkü ben sensiz karanlığın içinde kaybolmuş
gibiyim tek ışığım sendin yok olup gittin.
Artık kendi içimde 4 mevsim kış yaşıyorum çünkü yazım ve baharlarım beni
terk etti.
Bende artık yalnız içiyorum senin sevdiğin şarabı. Aynaları da kaldırdım
artık sevmiyorum onları.
Bana iyi bir yüz vermiyorlar baktığımda. Bahçemdeki kuşlar da sustu
artık aşkımızı şarkılara vurmuyorlar. Ne olur geri dön artık bebeğim
hayatımı artık siyah beyaz yaşamak istemiyorum...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 - Her Ayrılık Bir Vurgun...

Kategori: siir

 

Her ayrılık bir vurgun değmeyin yaşlarıma
Benden selam söyleyin bütün aşklarıma

“ O “


“Üşüyorum…Sensizlik hakkında kurabildiğim tek kelime bu.Uçurum bak sensizlik tut beni düşüyorum.Tutmazsın değil mi ellerimi, beni karanlıktan çıkarıp yeniden aydınlığı yaşatmazsın.Anlamsız bir şekilde kapamışsın gözlerini.Ben o parıldayan gözlere bu kadar tutkunken…

Oysa güzel başlamıştı hikayemiz,Uzaklar zaman umurumuzda olmayacak kadar aşıktık.Belki benim kadar deliydin sende.Belki de ben kendimi avuttum öyle…Mesafeleri aşıp yanıma gelişini hatırlıyorum.Kalbimin yerinden çıkmasını zor engelleyişimi,hatta kızarışımı…İşte o dediğim anı beklediğim kişi o…

Ne oldu bize biliyorum ki mesafeler değil sorun ,peki ne öyleyse.Yeterince sevmedin mi beni.Benim için işte budur diyemedin mi…Çirkin miydim çok mu güzeldim geveze miydim çok mu sustum İlgisiz miydim yoksa çok mu sıktım. söyle neydi seni böylesi uzak düşüren.Söyle neydi biz olmaktan vazgeçiren…

Ağlayacak bir omuz olmadım mı sana seni koruyup saklamadım mı sığınacak bir liman olamadım mı.Işığımdın sana aşıktım anlatamadım mı… “

Yazmışım bir yerlere ve yine bildik şey yollamamışım sahibine.Şimdi yazdıklarımı okuyorum da “İşte bu “ dediğim insan o kadar çok olmuş ki .Ama asla o olamamışlar O an buna inanmak istediğimizden mi bilinmez İşte bu deyivermişiz.

Kaç aşk sığar bir bedene yüreğe.Bunun hesabını yapan var mı.Çok duyuyorum bir kez aşık olur insan diyenleri e o zaman benim yaşadıklarım ne peki.Her ayrılışta beni sarsan ne.Aslında ben onu sevmemişim diyerek sıyrılabilir mi insan.Bu ona her şeyden öte yaşadığın zamana haksızlık olmaz mı. Aşk denilen şey farklı zamanlarda yüreğine kamp kuramaz mı?

Sevdiklerim oldu,acı çektiklerim,acı verdiklerim. Vurgunlarım oldu ,gözyaşlarım kahkahalarım.Her biri özeldi ve kötüde olsa yaşanmaya değerdi.Onlar beni ben yapanlardı ,onlar bu öyküleri yazdıranlardı.Gerçeklerdi hissedildiler sevildiler ve her masal gibi bittiler.ama unutulmadı hiçbiri her biri ayrı şarkılarda hatırlandı ,öfkeyle anılmadı hiçbiri.Dönenlere kapı açılmadı .

Montaine demiş ki bir denemesinde; “ben yazılarımı yazdıktan sonra düzeltmem tamam üslubum kaba gelebilir, sözcükler yanlış ama bu beni ben yapan şeyler"..

Bir ilişkiye de yeniden başlamak böyle bir şey değil mi? Üzerinden geçiyorsun, tekrar ediyorsun a bak şurada virgülü unutmuşum diyorsun.Ama ilk güzelliği kalmıyor , hata yapmamaya çalışırken doğallığı yitip gidiyor.Bu yüzden geçmiyorum ilişkilerimin üzerinden yeniden.Olur da bunları unutup bir gün yaşarsam İşte bu "O" dur belki de…

Bilsinler ki yaşamıma girenler,gidenler,yitenler elbet sevildiler.
Ama "O" olmadıkları için ya da ben "O" olmadığım için bittiler…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/8/2007 - .::Canım Acıyor::.

Kategori: siir

Her nefes alışımda
Ciğerlerime özlemini çekiyorum
Her sigara yakışımda
Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum
Anla artık;
Sensiz gecen her bir anda
Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa
Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa
Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa
Anla işte;
Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini
Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini
Yüreğim ağlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam
Anla işte;
Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken
Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa
Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa
Anla artık;
Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini


Anımsadıkça son gidişini
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
style type="text/css"> @import url(http://www.google.com/cse/api/branding.css);
Özel Arama
Site Ekle

Hakkımda

aşıklar için şiirler şarkılar ve aşka dair herşey

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Blog RSS

Kategoriler

Site Ekle

Arkadaşlar

holidayturkey1
holiday2012
prefabrikev2008
altinarama
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:3
| Sonraki Sayfa
Dünya nın En Çok Ziyaret Edilen Türkçe Web Siteleri

Image Hosted by ImageShack.us
Google Türkiye

Image Hosted by ImageShack.us
Mynet

Image Hosted by ImageShack.us
Milliyet.com.tr

FREE service provided by
MusicWebTown.com online